site builder



MAKALELER

Psikolog/ Çocuk
Çocuklarla Doğru İletişim

Çocuklarla Doğru İletişim

Çocuklarla Doğru İletişim

Çocuk yetiştirmek dediğimiz şey, bir hayatı şekillendirmektir. Çocukluk yıllarında yaşadıklarımız ve öğrendiklerimiz bizim kişiliğimizi oluşturmaktadır. Yani çocukluk deneyimlerimiz aslında tüm hayatımıza yön vermektedir. Bir hayatı şekillendirirken dikkat edilmesi gereken birçok nokta vardır. Bunlardan biri, belki de en önemlisi çocukla sağlıklı bir iletişim kurmaktır. Çünkü çocuğunuzla olan iletişim biçiminiz aslında onun kendine ve başkalarına olan bakış açısını, okul başarısını, meslek ve evlilik gibi alanlardaki seçimlerini, özgüvenini, hayattan aldığı zevki, iletişim becerilerini, insan ilişkilerini ve ruh sağlığını büyük ölçüde etkilemektedir.

Peki çocuklar ile sağlıklı iletişim kurmak için neler yapmalıyız?

Öncelikle, iletişim kurarken çocuğun göz hizasına inmeli ve onunla göz kontağı kurmalıyız. Çünkü bu sayede çocuk değerli olduğunu ve anlaşıldığını hisseder. Bu davranış, çocuğun hem kendine olan güvenini, hem de iletişim kurduğu yetişkin ile olan ilişkisini olumlu yönde etkilemektedir.

Ses tonumuzu iyi ayarlamak da çocuklarla iletişim kurarken dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir. Ses tonumuz normal bir düzeyde olmalıdır. Fazla alçak veya fazla yüksek ses tonu tercih edilmemelidir. Çünkü her ikisi de çocuğun sizi anlamasını ve size odaklanmasını zorlaştıracaktır. Ayrıca konuşmanızı jest ve mimiklerinizi kullanarak zenginleştirmeniz, çocuğun söylediklerinize odaklanmasını kolaylaştıracaktır.

‘’Ben dili’’ ni kullanmak da sağlıklı iletişim için gerekli olan noktalardan biridir. Ben dilini kullanmak için yapmanız gereken üç şey vardır. Bunlar; rahatsız olunan davranışı çocuğa tanımlamak, davranışın etkisini ona anlatmak ve kendi duygularınızı çocuğa söylemektir. Örnek olarak ödevlerini yapmak istemeyen bir çocuğu ele alalım. Çocuğa, ‘’ödevlerini yapmadığın zaman (davranışı tanımlamak), anlatılan konuları anlayamayacağından (davranışın etkisi) ve endişe ediyorum (duygunuzu dile getirmek)‘’ demek, ben dilini kullanarak iletişim kurmaya örnek olarak gösterilebilir.

Dinlemek, iletişimin temel taşıdır. Ebeveynlerin çocukları ile iletişim kurarken ilk hedefleri onları gerçekten etkin bir şekilde dinlemek ve söylediklerini anlamak olmalıdır. Çünkü tam olarak anlayamadığımız biri ile sağlıklı iletişim kurmamız pek de mümkün değildir. Etkin dinlemenin ilk kuralı, başka bir şeyle uğraşmadan yalnızca karşımızdakinin söylediklerine odaklanmaktır. Yani elinizde telefon varken, bir yandan çocuğu dinlemek etkin bir dinleme biçimi değildir. Çocuğunuzu etkin dinlemenin onun gelişimi ve sizin çocuğunuzla olan ilişkiniz üzerinde birçok olumlu etkisi vardır. Ebeveyni tarafından can kulağıyla dinlenen çocuk, söylediklerinin değerli olduğunu düşünür ve bu da onun kendine olan güvenini geliştirir. Ayrıca çocuklar iletişim kurmayı model alarak öğrenirler. Yani onu gerçekten etkin dinlediğinizde bir süre sonra onun da sizi ve çevresindekileri etkin bir şekilde dinlemeye başladığını fark edebilirsiniz. Yani ‘’çocuğum beni dinlemiyor’’ demeden önce, ‘’ben çocuğumu gerçekten dinliyor muyum?’’ diye sormanız faydalı olacaktır. Yanı sıra dinlendiğini hisseden çocuk anlatma konusunda da daha yüksek bir motivasyona sahip olacaktır.

Çocuklara sürekli olarak ‘’ne yapmaması’’ gerektiğini söylemek de yapılan iletişim hatalarından biridir. Bunun yerine ‘’ne yapması gerektiğini’’ çocuğa anlatmak daha etkili olacaktır. Bağırarak isteklerini dile getiren bir çocuğa, ‘’bağırma’’ yerine ‘’biraz daha sakin konuşursan seni daha iyi anlayabilirim’’ demek örnek olarak verilebilir.

Ebeveyn sevgisi çocukların gelişimlerine önemli katkılar sağlamaktadır. Çocuğunuza sevginizi belli ederek, kendisini sevilmeye değer biri olarak görmesini sağlayabilirsiniz. Bu da onun eğitim ve iş hayatını, aile ve arkadaş ilişkilerini olumlu yönde etkileyecektir.

Her çocuk birbirinden farklıdır ve özeldir. Bu yüzden çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamak yanlıştır. Kıyaslamak, çocukta yetersizlik hissi yaratarak gelişimini olumsuz etkilemektedir. Yanı sıra çocuğunuzu sürekli eleştirmek ve onun olumsuz yönlerini vurgulamak, kendini yetersiz hissetmesine yol açacak davranışlardan biridir. Bunun yerine çocuğunuzun olumlu özelliklerini ön plana çıkartmak, gelişimi için daha faydalıdır. Ancak yazdıklarımdan, çocuğun hatalarını yok saymak ve ondan kusursuz bir çocuk profili yaratmak anlamı çıkarılmamalıdır. Çocuğun hataları ve eksikleri yapıcı ve uygun şekilde anlatılmalıdır. Bunları aşmak için yapılacaklar belirlenmeli ve gerekirse çocuk bu konuda desteklenmelidir. Yani düşük not alan çocuğa ‘’başaramadın, bak herkes yüksek aldı, daha çok çalış’’ vb. cümleler kurmak yerine, ‘’sence başarını neler olumsuz etkilemiş olabilir?’’, ‘’istersen notunu yükseltmek için neler yapabileceğine bir bakalım’’, bir dahaki sefere daha fazla çalışıp toparlayabileceğine inanıyorum’’, vb. gibi ifadeler kullanılabilir. Ayrıca çocuğunuza yargılayıcı tutum sergilemek, kendisini yetersiz hissetmesine yol açacağı gibi sizinle ilişkisini de olumsuz yönde etkileyecektir. Sürekli yargılandığını hisseden çocuk, ailesinin uyarılarına karşı duyarsızlaşacaktır.

Hangi yaşta olursa olsun çocuğunuz bir bireydir. Onunla iletişim kurarken bunu göz önünde bulundurmanız ve sevginin yanı sıra ona saygı duymanız çocuğunuzun gelişimini olumlu yönde etkileyecektir.

Unutmayın! Çocuklar hayatı ebeveynlerini model alarak öğrenirler. Çocuğunuza ve çevrenizdekilere karşı olan yaklaşımınız, çocuğun iletişim biçimi ve kişiliği üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. 

Yetişkin Psikiyatri

YAZAR BİLGİLERİ

Uzm. Klinik Psikolog Melisa AKTÜRK ASAR 
Çocuk ve Genç Psikoloğu

Address                 

Barış Mah. Samsun Cad. REA İş Merkezi No:37/A
(Beylikdüzü Fiat/ Birmot arkası)
Beylikdüzü - İSTANBUL

İletişim

Email: info@rubisaglik.com
Telefon: (0212) 872 82 92
                (0212) 872 60 61
Cep       : 0 530 321 65 25
Faks      : (0212) 871 20 21