how to make your own site



MAKALELER

HASTA VE YAKINLARI İÇİN SORULARLA
BİPOLAR (İKİ UÇLU) BOZUKLUK

Bipolar bozukluk

HASTA VE YAKINLARI İÇİN SORULARLA BİPOLAR (İKİ UÇLU) BOZUKLUK

Bu yazıda iki uçlu (bipolar) bozukluğun manik , depresif ve iyilik (ötimik) dönemi ile ilgili genel bilgiler bulacaksınız. Bu yazının yalnızca genel bilgiler içerdiğini unutmayınız ve daha ayrıntılı bilgi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Duygudurum , insanların içinde bulunduğu içsel-dışsal etmenlere göre dalgalanma gösteren ruhsal süreçlerdir. Bu süreçlerin, uzun süreli ve olağandışı şiddette yaşanıyor olmasına ‘’duygudurum bozukluğu’’ denir. Duygudurum bozuklukları kabaca iki türlü olabilir. Örneğin; isteksizlik, karamsarlık, hayattan zevk alamama, ağlama isteği gibi duyguların uzun süreli ve şiddetli olması depresyon denilen ruhsal çökkünlüğü akla getirirken, aşırı neşelilik, çok konuşma, enerji artışı, uyuma isteğinde azalma, taşkınlık, öfke manik dönemi düşündürür.

Bu iki rahatsızlık dönemlerinden depresyon mani veya yalnız mani dönemlerinin olduğu bu duygudurum bozukluğuna iki uçlu ya da bipolar bozukluk denilmektedir. Bu bozuklukta rahatsızlık dönemler şeklinde gelir. Dönemler arasında kişi tedaviyle hastalık öncesi ruhsal iyilik haline geri döner. Bu bozuklukta kişinin duygudurumu terazi kefelerine benzetilirse terazinin dengede durması hastalarda önemlidir.

Görülme sıklığı nedir?
Hastalığın toplumda görülme sıklığı hafif olan formları dahil edildiğinde yaklaşık %4.4 dür. Yani neredeyse 20 kişiden birinde görülür.

Başlangıç yaşı nedir?
Hastalık her yaşta görülebilir. Ancak genellikle onlu yaşların sonu, yirmili yaşların başlarında başlamaktadır.

Cinsiyet farkı var mıdır?
İki uçlu bozukluk kadın ve erkekte eşit sıklıkta görülür.

İki uçlu bozukluğun nedeni nedir?
Hastalığın nedeni kesin olarak bilinmemektedir. En önemli nedeni soyaçekimdir. Yani ailede aynı hastalığı taşıyan akrabaların bulunmasıdır. Ancak hastalığın çeşitli nedenlerle tetiklenebileceği bildirilmiştir. Bunlardan en çok kabul görenler; yakın zamanda karşılaşılan yaşam olayları veya önemli yaşam değişiklikleri, beynin işleyişini etkileyen ilaçlar veya diğer tıbbi hastalıklar gibi etkenlerdir.

iki uçlu bozukluğun eğitim düzeyi ile ilişkisi var mıdır?
Eğitim düzeyi ile iki uçlu bozukluk arasında kesin bir ilişki bulunamamıştır. Bunula birlikte yüksek akademik başarı ve sanatsal yaratıcılık taşıyan kişilerde bu hastalığın daha çok görüldüğüne ilişkin bazı bulgular vardır.

İki uçlu bozukluğun ekonomik durumla ilişkisi var mıdır?
Hastalığı doğrudan ortaya çıkaran bir etmen olarak maddi durumla (zenginlik veya fakirlik) ilişkisi bulunamamıştır. Fakat ekonomik zorlanmalar, hastalığı tekrarı vs. gibi olaylar ‘’tetikleyici ‘’ bir rol oynayabilir.

İki uçlu bozuklukta soyaçekimin (kalıtımın) rolü var mıdır?
Hastalığı olanların anne-baba ve kardeş gibi çok yakın akrabaların da hastalanma riskinin genel nüfusa göre daha yüksektir. Ancak iki uçlu bozukluğu olan birinin çocuğunda da bu bozukluğun mutlaka olacağı düşüncesi yanlıştır.

İki uçlu bozukluğu olanlar evlenebilir mi?
Hastaların aktif rahatsızlık dönemi dışında evlenmelerinin önünde herhangi bir engel yoktur. Bunula birlikte sık tekrarlayan hastalık dönemleri genel olarak hayatı zorlaştırdığı gibi evlilik hayatını da zorlaştırabilir.

İki uçlu bozukluğun mevsimsel özelliği var mıdır?
Her mevsimde görülmesine rağmen, ilkbahar/yaz aylarında mani veya hipomani, sonbahar/kış aylarında depresyon daha sık görülebilmektedir.

İki uçlu bozukluğu tetikleyebilen yaşam olayları nelerdir?
Askere gitmek, hamilelik, loğusalık, ciddi fiziksel hastalıklar, ekonomik zorluklar, sevilen birinin kaybı, ayrılıklar gibi yaşam olayları hastalığın ortaya çıkmasına veya tekrarlamasına yol açabilmektedir.

İki uçlu bozuklukta sadece manik dönemler mi görülür?
Hayır. Bazı manik dönemler öncesinde, sonrasında veya sırasında çökkünlük (depresyon) dönemleri de görülebilir. Hastaların hayatlarının önemli bir kısmı depresif ataklar içinde geçer. Her hastanın kendi hastalık seyri değişik olmakla birlikte manik ataklar daha az sayıda görülür. Ayrıca tek başına manik dönemlerle seyreden bir hastalık şekli de olabilir.

Hamilelik ve doğum yapmak hastalık açısından risk oluşturur mu?
Çalışmalar iki uçlu bozukluğu olan kadınlarda doğum sonrası hastalığın %25-35 oranında tekrarladığını göstermektedir. Hamilelik sırasında da hastalığın tekrar etme olasılığı %70’ler civarındadır. Bunlara rağmen hekim denetimi altında hamile kalmak ve nisbeten güvenli bir hamilelik dönemi geçirmek mümkündür.

Manik dönemin başlıca belirtileri nelerdir?
Uykusuzluk, neşe, öfke, enerji artışı, aşırı para harcama, kendini coşku dolu hissetme, aşırı konuşma ve aşırı hareketlilik, cinsel istekte artış, düşüncesizce iş yatırımları, uygunsuz cinsel içerikli konuşma, dikkatini toplamada güçlük vb. Hastalar çok hareket etse de yorgun hissetmez,enerjiktir. Çok hızlı ve ara vermeden konuşabilirler. Sanki düşünceleri birbiri ile yarışıyor gibidir. Yabancı kişilerle çabuk samimi olabilir ve önceden tanıdıklarını sık arayabilirler. Saatlerce telefon görüşmesi yapabilir,bir işi bitirmeden ,bir başkasına geçebilirler. Gerçekçi olmayan projeler peşinde koşma,anlamsız yatırımlar yapma, kurallara uymama gibi davranışlar olabilir.

Her yeni manik dönem öncekilerden daha mı şiddetli olur?
Tedavi edilmeyen her atak, sonraki atakların daha şiddetli olmasına neden olur.

Hasta manik dönemlerde hasta olduğuna nasıl ikna edilir?
Genellikle ikna edilemez. Çoğu kez birkaç ataktan sonra hasta geriye dönük olarak rahatsızlığını kabullenir.

Hasta yakınlarının tutumu ne olmalıdır?
Hastalara doğal davranmak, hastalık hakkında bilgilenmek, hastaları bilgilendirmek,hastalığı iyi tanımak başlangıç belirtilerini bilmek ve tedavisine yardımcı olmak olmalıdır. Bu zorlu süreçte hastayı sürekli eleştirmek hastanın durumunu güçleştirecektir. Hangi belirtilerin hastalıktan kaynaklandığını öğrenmek ve hastaya bu çerçevede anlayışla davranmak, ve hastalık nedeniyle ortaya çıkabilecek riskli davranışları konusunda uyarmak uygun olabilir.

İki uçlu bozukluk bireyin konrolü altında mıdır?
Hayır ,değildir. Bu nedenle hastayı sürekli ‘’sorumlu tutmak’’ doğru değildir.

Depresif dönemin belirtileri nelerdir?
Kendini devamlı üzgün, edişeli hissetme, kötümserlik ve ümitsizlik duygusu, suçluluk ve değersizlik hisleri, günlük aktivitelere ilgi ve isteğin azalması, yoğunlaşma ve karar vermede güçlük, unutkanlık ,iştah ve kilo kaybı ya da kilo alımı, ölüm ve intihar düşünceleri ,intihar girişimi.

Depresif dönemde en önemli tehlike nedir?
Bu hastalıkta genel olarak ve özelde de depresif dönemlerin en önemli tehlikesi intihar girişimleri ve neticelenen intiharlardır. Hastaların yaklaşık % ‘i hayatına intihar ile son verme riski taşımaktadır. Bunun dışında intihar düşüncesi hastaların depresif dönemlerinde % 60-70 sıklıkla görülür…

İntihar düşüncesi olan bir hasta ne yapmalıdır?
İntihar (düşüncesi de)bu hastalık için çok önemli ve yaygın bir risk olduğundan hasta ve ya ailesi bu durumda mutlaka bir ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Bu durum hastaneye yatırılarak tedavi gerektirebilir.

Farklı hastaların kendi hastalıklarını tanımlamaları:

Depresyon: ’’Yeteneklerimin tümünü kaybettim. Aklım yavaş çalışıyor sanki neredeyse işe yaramaz bir haldeyim. Çaresizlik ve ümitsizlik içindeyim. Diğerleri sadece moral bozukluğu olduğunu ve üstesinden gelebileceğimi söylüyorlar. Ama ne hissettiğim hakkında en ufak fikirleri yok. Eğer hissedemezsem, düşünemezsem, hareket edemezsem ve de iyileşemezsem niye bu dünyada yaşıyorum ki?’’

Hipomani: ‘’İlk önce kendimi yüksekte hissediyorum, bu harika bir şey…düşünceler hızlanıyor…sanki yıldızlar daha parlak görünüyor…doğru kelimeleri ve fikirleri anında buluyorum. Daha önce hiç ilgilenmediğim insanlar ve eşyalar birdenbire ilginç hale geliyorlar. Şehvet hislerim artıyor ve baştan çıkarmak ve çıkarılmak karşı konulmaz bir hal alıyor. Kendimi çok iyi ,çok mutlu ve çok güçlü hissediyorum. O anda her şeyi yapabilirim. Ama bütün bunlar bir noktada değişiveriyor.

Mani: ‘’Zaten hızlı olan düşüncelerim daha da hızlandı. Düşünceler kendi kendine geliyor durduramıyorum. Bulaşıcı bir mizah anlayışım oluyor. Arkadaşlarım benden korkuyorlar. Her şey benim aleyhime oluyor. Çabuk sinirleniyorum, zaman zaman korkularım oluyor, kontrolümü kaybediyorum.’’

Manik dönem ne kadar sürer ?
Birkaç haftadan birkaç aya kadar değişen bir aralıkta sürer.

Manik dönem tamamen iyileşir mi ?
Genellikle hasta, tedavi sonrası daha önceki işlevselliğine döner. Ancak tedavi edilemeyen hastaların %20-35 de hastalığa ait tortu belirtilerin önemli ölçüde sürdüğü bildirilmektedir.

Manik dönem kendiliğinden geçer mi?
İlaç tedavisi uygulamasının yapılmadığı dönemlerde manik dönemin 1 yıla kadar sürebildiği gözlenmiştir. Ancak ilaç tedavisi ile süre çok kısılmaktadır. Ayrıca tedavi edilmeyen hastalık dönemleri daha sonra hastalığın kolayca tekrar etmeiedilmlisine neden olmaktadır. Bu nedenle hasta mutlaka tedavi edilmelidir.

Manik dönem tekrarlar mı?
Tedaviden sonra, tekrarlama için en kritik dönem ilk 3 aydır. Hastaların,yaşam boyu, 2-30 kez arası tekrarlamaları olduğu bildirilmektedir. Tekrarlamalar tedaviyle önemli ölçüde azalır.

Manik dönem tedavi edilebilir mi?
Tedavi başarısı yüksektir. Ancak tekrarlayabilir.

Tedavide amaç nedir?
Tekrarlamaları, hastalığın süresini , şiddetini ve olumsuz sonuçlarını azaltmak, hastaların tekrarlamalar arasındaki iş yapabilirliğini artırmaktır.

Kullanılan ilaçlar hemen etki eder mi?
Hastalığın tedavisinde lityum,karbamazepin,valporik asit,lamotrijin,antipsikotikler ve atipik antipsikotikler ,antidepresanlar ve benzodiazepinler gibi pek çok ilaç kullanılabilir. İlaçların etkinliği hastalığın tüm formları gö önünde bulundurulduğunda 1 haftadan 2 aya kadar değişebilir. Dolayısı ile ilaç etkinliğinin ne zaman başlayacağı konusunda hekimden ayrıca bilgi almakta fayda vardır.

İki uçlu hastalığın nükslerinden korunmak mümkün müdür?
İlaçların hastalığın tekrarına karşı farklı yüzdelerde bir koruma sağlaması mümkündür. Bu etkinlik bazı ilaçlarla %80 lere kadar varmaktadır. İlaçlar uzun süreli alındığında, bu ruhsal değişiklikleri ortadan kaldırabilir veya en azından bunların sıklığını ve şiddetini azaltabilir. İlaçlar ancak düzenli kullanılırsa etkili olmaktadır. En önemli sorun hastaların kendilerini iyi hissetikleri dönemde ilaç alayı unutmalarıdır. İlaçların birkaç istisnası hariç herhangi bir alışkanlık, bağımlılık yapmaz, kesildiği zaman yoksunluk belirtileri görülmez. Türkiye’ de yapılan önemli bir çalışma hastaların ilaçları kulllanmayı kestiklerinde zaman içerisinde %80 kadarının hastalığının tekrar ettiği göstermiştir.

İki uçlu bozuklukta tedavi kaç yıl sürer?
Tedavinin ne kadar süreceği hastadan hastaya göre değişmekteyse de yeni çalışmalar hastalığın ömür boyu tedavi gerektirdiğini belirtmektedir.

İki uçlu bozukluğun kalıcı tedavisi yok mudur?
Ömür boyu sürebilen bir hastalıktır. Bu yönde,hücre içindeki genetik kodlarla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Ama henüz kalıcı tedavi yönünde kesin bir sonuç yoktur.

İki uçlu bozukluğun ilaç dışı tedavi yöntemi var mıdır?
İlaçlarla kontrol altına alınamayan dönemlerin tedavisinde elektrokonvulsif tedavi (EKT,’’şok’’) uygulanabilir. Akut dönem geçirildikten sonra ve tekrarlar arasında ,ilaç tedavisine ilave olarak, psikoeğitim uygulamaları yapılabilir. Hastaların biyolojik ve sosyal ritmlerinin düzenlendiği, uyku uyanıklık düzeninin sağlandığı ‘’sosyal ritm tedavisi’’ hastalığın nüks etme riskini dikkate değer oranda düşürmektedir. Aile odaklı tedavilerin de tedaviye katkısı gösterilmiştir.

İki uçlu bozukluğun gidişi nasıldır?
İki uçlu bozukluk genel olarak tekrarlayıcı bir hastalıktır. Koruyucu ilaçların uzun süreli düzenli kullanımı, kişinin hastalık hakkında bilgi sahibi olması, tekrarlaması durumunda hemen hekime başvurması, gidişatı olumlu yönde etkileyen özelliklerdir.

Antidepresan ilaçlar iki uçlu bozukluğa yol açıyor mu?
Bu konu henüz yeterince açıklığa kavuşmamakla birlikte özellikle iki uçlu bozukluk tip 1 denilen mani ve depresyonlarla seyreden hastalık alt tipinde antidepresanların hastalığın seyrine olumsuz katkı yapabildikleri üzerine bazı veriler ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte hekimler zorunlu hallerde bu ilaçları önerebilirler… kullanmak gerekebilir…

Yardım alınabilecek yerler:
İki uçlu bozukluğu olan kişi mutlaka bir psikiyatrist tarafından tedavi edilmelidir. Ruh sağlığı hastaneleri, devlet hastaneleri, üniversite ruh sağlığı ve hastalıkları klinikleri, ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunduran özel hastaneler, özel tıp merkezleri, özel çalışan psikiyatristler (ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı).

Bir çok üniversite ve eğitim hastanesinde bu hastalığa yönelik olarak kurulmuş ‘’Duygudurum Bozuklukları’’ veya ‘’Mizaç Bozuklukları’’ merkezleri bulunmakta buralarda hususi olarak bu sorunlarla ilgili hizmet verilmektedir.
Uyarılar :
1. Hasta koruma amaçlı verilen Lityum, Valproik asit, Karbamazepin, eski veya yeni kuşak antipsikotikler, Lamotrijin gibi ilaçların tedavisine devam etmeli. Doktordan habersiz iacı kesmemeli, ya da dozu değiştirmemelidir.

2. Ani uyku değişikliklerinden sakınılmalıdır. Uykusuz kalmamaya dikkat edilmelidir. Gece 22.00-23.00 arasında uykuya yatılmalı, sabahları erken ve düzenli olarak uyanıp hayata katılmalıdır. Günde 7 saatten az, 9 saatten fazla uyunmamalıdır.

3. Doktor kontrollerini aksatmamalıdır.

4. Eğer Lityum kullanıyorsa lityumun yan etkilerine karşı aşırı susuz kalmaktan ve az tuzlu yemekten kaçınılmalıdır. Aşırı kusma, ishal gibi durumlarda da hekime başvurulmalıdır. Hekim uygun gördükçe, Lityum’un kan düzeyine baktırılabilir.

5. Lityum kullanımı sırasında sık ve çok idrara çıkma gibi bir şikayet varsa bunu mutlaka hekimine ifade etmelidir.

6. Alkol, esrar, eroin ve ekstazi gibi maddelerden uzak kalınmalıdır. Bu maddeler hastalıkla mücadeleyi zorlaştırmaktadır. Tedavinin sağladığı iyilik hallerini bozmaktadırlar.

7. Gebelik planlarken doktora danışılmalıdır. Asla kendi başına ilaç keilmemelidir.

8. Uzun süren uykusuzluk, sinirlilik, hızlı konuşma gibi belirtiler hastalığın manik veya hipomanik döneminin tekrarlama işaretleri olabilir. Bu durumda hemen doktorunuza başvurunuz.

9. En az iki hafta boyunca sürekli yorgun, karamsar, üzüntülü, moral bozukluğu gibi belirtiler varsa hemen doktorunuza başvurunuz.



Bu yazı Prof. Dr. Haluk SAVAŞ’ ın katkılarıyla hazırlanmıştır ve izniyle sitemizde yayınlanmaktadır. 

Address                 

Barış Mah. Samsun Cad. REA İş Merkezi No:37/A
(Beylikdüzü Fiat/ Birmot arkası)
Beylikdüzü - İSTANBUL

İletişim

Email: info@rubisaglik.com
Telefon: (0212) 872 82 92
                (0212) 872 60 61
Cep       : 0 530 321 65 25
Faks      : (0212) 871 20 21